Birikimli Hayat sigortaları, sigorta süresi en az 10 yıl olan uzun dönemli sigortalardır. Yaşam kaybı, ferdi kaza ve maluliyet teminatlarının yanı sıra toplanan primlerden risk primi, genel gider ve komisyon kesintileri yapıldıktan sonra kalan tutar yatırıma yönlendirilmektedir. Birikimli Hayat sigortaları iki temel güvence sağlamaktadır:
- Sigorta süresince prim ödeyen sigortalının, sigorta süresi dolmadan ölümü halinde poliçede belirlenen tazminat tutarına kar paylı birikim tutarı eklenerek varislerine ya da poliçede lehdar olarak gösterilen kişilere toplu para ödenmektedir.
Yaşam kaybı riski dışında teminat altına alınmışsa poliçe süresi içinde hastalık veya kaza sonucu oluşacak maluliyet nedeniyle uğranacak kayıplar poliçede belirlenen limitler dahilinde sigortalıya ödenmektedir.
- Poliçe süresi içinde teminat altına herhangi bir riskin gerçekleşmemesi ve en az 10 yıl prim ödemek koşuluyla vade sonunda toplu bir para veya gelir ödemesi şeklinde poliçeden yararlanılabilmektedir.
Hayat sigortaları ayrıca kişilerin, kredi yoluyla taşınmaz alımlarında teminat vasıtası olarak, çocukların eğitimlerinin finansman aracı olarak, yatırım aracı olarak ve kişilerin diğer ihtiyaçlarına yönelik olarak çok geniş bir kullanım alanına sahiptir. Hayat sigortası poliçeleri, mal sigortalarında olduğu gibi, sigortalıyı hasar meydana gelmeden önceki mali durumuna getirmeyi amaçlayan tazminat sözleşmeleri değil, menfaat veya meblağ poliçeleridir. İnsan hayatının para karşılığı, bir bina, tekne veya otomobilde olduğu gibi tespit edilemediği için, sigortalı, kendi hayatının değerini, makul ölçüler içerisinde olmak kaydıyla, kendisi belirlemekte, sigortacı ile mutabık kalındığı takdirde, belirlenen bu değer, sigorta bedeli olmaktadır.
Hayat sigortası yaptırırken teklifnamede yer alan sorulara doğru cevap vermek, gerek sigorta ettirenin gerekse sigortalının kendisince bilinen ve sigortacının bilmesi gereken hususları sigortacıya bildirmesi önemli bir yükümlülüktür. Bu yükümlülüğün ihlali halinde sigortacı sözleşemeden cayabilir ya da ek prim almak suretiyle sözleşmeyi yürürlükte tutabilir.
Hayatı üzerine sigorta sözleşmesi yapılan kişiye sigortalı, prim ödeyerek kendisinin veya bir başkasının hayatını sigortalayan kişiye sigorta ettiren, sigorta sözleşmesine taraf olmamakla birlikte lehine sigorta sözleşmesi yapılan ve rizikonun gerçekleşmesi halinde kural olarak tazminatı talep etme hakkına sahip kişiye de lehdar denmektedir.
Yıllık hayat sigortası primleri yaşa göre belirlenmektedir. Sigorta şirketlerinde yaş ve cinsiyetin dikkate alındığı prim tabloları bulunmaktadır. Seçilen teminat tutarları da dikkate alınarak prim hesaplanır.
Birikimli hayat sigortalarından ödenen primlerden risk primi genel gider ve komisyon gideri kesintileri yapıldıktan sonra kalan tutar yatırıma yönlendirilmektedir. Bu yönlendirme, Hayat Sigortaları Yönetmeliği’ne göre günlük kar payı esasına göre ve sigortalıları korumaya yönelik olarak Yönetmelikte belirlenen menkul kıymet kısıtlamalarına göre yapılmaktadır.
Hayat Sigortalarında ödenen primler sayesinde vergi indirimi sağlanmakta ve ödenen primin gerçek maliyeti düşmektedir. 7/10/2001 tarihinden sonra akdedilmiş sigorta poliçeleri için aşağıdaki uygulama geçerlidir: Ücretliler için Gelir Vergisi Kanununun 63. maddesine göre özel hayat sigorta poliçeleri için ücretli olarak çalışan kişiler tarafından ödenen primlerin; - Primin ödendiği ayda elde edilen ücretin % 5’ini aşmayan, - Yıllık olarak asgari ücretin yıllık tutarını aşmayan, kısmı; sigortanın Türkiye’de kain ve merkezi Türkiye’de bulunan bir sigorta şirketi nezdinde akdedilmiş olması halinde ücretlinin vergi matrahından indirime tabi tutulur. Beyana tabi gelir vergisi mükellefleri İçin Gelir Vergisi Kanununun 89. maddesine göre serbest olarak çalışan (yıllık beyannameye tabi) kişiler tarafından özel hayat sigorta poliçeleri için ödenen primlerin; - Primin beyan edilen yıllık gelirin % 5’ini aşmayan, - Yıllık olarak asgari ücretin yıllık tutarını aşmayan, kısmı; sigortanın Türkiye’de kain ve merkezi Türkiye’de bulunan bir sigorta şirketi nezdinde akdedilmiş olması halinde beyan edilen yıllık gelir üzerinden vergi matrahı tespit edilirken, matrahtan indirime tabi tutulur. 7/10/2001 tarihinden önce akdedilmiş sigorta poliçeleri için aşağıdaki uygulama geçerlidir: - Ücretliler için Gelir Vergisi Kanununun 63. maddesine göre; ücretli olarak çalışanların, kendileri, eşleri ve küçük çocuklarına ait hayat, ölüm, kaza, hastalık, sakatlık, işsizlik, analık, doğum ve tahsil gibi şahıs sigortaları için ödedikleri primlerin sigorta priminin ödendiği ayda elde edilen ücret üzerinden, kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarına (Emekli Sandığı, SSK ya da 506 sayılı kanunun geçici 20. maddesine göre kurulan özel emeklilik sandıklarına) ücretlinin hissesi olarak hesaplanan prim veya aidatın aylık tutarını aşmayan kısmı sigorta primlerinin gelirin elde edildiği ayda ödenmiş olması, sigortanın Türkiye’de kain ve merkezi Türkiye’de bulunan bir sigorta şirketi nezdinde akdedilmiş olması halinde ücretlinin vergi matrahından indirime tabi tutulur.
Türk Ticaret Kanunu’nun 1325’inci maddesinin ikinci fıkrasına göre sigorta ettiren, üç yıl primi ödedikten sonra sigortadan ayrılabilir. Hayat Sigortası Genel Şartlarına göre aksine bir sözleşmeyle bu süreyi daha kısa tutma imkanı bulunmaktadır. Ancak Birikimli Hayat sigortaları en az 10 yıllık süre için yapılan uzun dönemli sigortalardır. Erken ayrılma durumunda sigortada kalma süresine bağlı olarak birikim tutarı üzerinden kesinti yapılmaktadır. İlk yıllarda üretim masraflarının yüksek olması nedeniyle de erken ayrılma halinde birikimli kar payı tutarı ödenen primlerden daha düşük kalmaktadır.
Birikimli Hayat sigorta poliçesinde tayin edilen sigortalının ve sigorta ettirenin değişikliği mümkündür.
Sigortacı, aksine bir sözleşmeyle kısaltılmış olmadıkça en az 3 yıllık primi ödenmiş sigortada, sigorta ettirenin talebi üzerine ve poliçenin iadesi karşılığında sigorta poliçesi üzerinden ödünç para vermek zorundadır. Borcun faizleri, taraflarca kararlaştırılan vadelerde ödendiği sürece sözleşme yürürlükte kalır. Faizler vadelerinde ödenmeyecek olursa, sigortacı, sigorta ettirene bir ihbar mektubu göndererek borcunu işlemiş faiz ve masraflarıyla üç ay içinde ödemeye davet eder. Borç bu süre içinde ödenmez ise sigortacı re'sen iştira eder ve alacağını işlemiş faiz ve masraflarıyla birlikte tahsil eder. Kalan miktar sigorta ettirene iade olunur.